HOŞGELDİNİZ...

21 Şubat 2007 Çarşamba

Renkler Hakkında...

Yazan: Bilinmiyor

Renk ışığın meydana getirdiği fiziksel bir olgudur. Birazda psikolojik bir etkisi vardır. Işığın farklılaşması bize farklı algılamalar yarattığından, gelen ışık kaynağının yapısı, ışığı geçiren veya yansıtan maalzemenin yapısı ve algılayan gözümüz olduğu için değişkenlikleri içerebilir.

Yani yanılabiliriz. Bunun için renk nedir sorusuna bir yerden başlamak gerekirse renk ışıktır yanıtı verilebilir. Işığın olmadığı yerde ne gözümüzün ne de malzemelerin renkleri vardır. Yani her yer karanlık ve buna taktığımız ad ise Siyahtır. Işık olmadığı için malzemelerin renkleri görülemiyor, aslında varlar demek sonu gelmez bir felsefi tartışma içine girmek demektir. Bu yüzden bunu basitçe ifade etmek gerekirse ışığın olmadığı yerde renk olmaz. Işık eşittir Renk olarak tanımlayabiliriz.

Buna basit bir örnek verelim. Gün ışığından tecrit edilmiş bir odada, beyaz bir kağıda mavi spot ışığı ile aydınlattığımızda mavi güzükür. Malzememizin mavi gözükmesini sağlayan mavi spot ışığıdır, aslında kağıdımız beyazdır. Kağıdımızı mavi yapan ışığın içindeki mavi kanalın aydınlatmasıdır. Yani ışığın içindeki renk spektumunun mavi bölümüdür. Bir malzemeyi hangi renkle göreceğimiz onu aydınlatan ışık kaynağının rengiyle değişir. Eğer çevremizde gördüğümüz maddelerin aydınlatılması gün ışığı (güneş ışığı) ile oluyorsa gözümüzün geçirdiği evrim sonucunda, gün ışığının içindeki spektrumun renk bantlarını emen (asorbe eden), ememediğini (asorbe edemediği) yansıttığı renk kodunu görürüz.

Işık
Işık nedir, herhangi bir kaynaktan yayılan, içinde farklı renklerin yaklaşık olarak eşit karışımı ile meydana gelen bir enerji biçimidir. Homojen değildir.
Bizi ilgilendiren onun içinde barındırdığı renkler olduğundan, bu yayılma veya aydınlatma süresinde, aydınlattığı malzemenin üzerine çarpıp, ışık kaynağı içindeki hangi renklerin o malzeme tarafından emilip hagisinin geri yansıttığıdır. Geri yansıyan renk malzemenin rengini oluşturur.
Örneğin malzememiz ışığın içindeki tüm renkleri emip yansıtmazsa siyah olarak algılarız. Tersi olursa, yani tüm ışığı geri yansıtırsa beyaz olarak algılarız. Veya sadece maviyi yansıtırsa mavi olarak algılarız. Kısaca doğada var olan herşey ışığı emip yansıttığı oranda renklidir.

Buna göre temel kabul edilen 3 renk modeli vardır. Bunlar LAB, RGB, CMYK ve bunlara ait renk bilgilerini içeren HSL'dir. Bu modellere ek olarak baskı ortamlarında kullanılan, Pantone (spot), Tire (Bipmap ve GrayScale), Dublex (Duaton) biçimlerdir.

LAB model doğada var olan renklerin gözle görülebilen en geniş alanını ölçmeye yarayan uluslararası bir ölçü standartıdır.Bu yolla renkleri ölçebilir ve kodlayabiliriz.

RGB, ölçülebilen renklerin baskı ortamına taşımada filtre görevi görerek, renklerin kanallara ayrılması işini üstlenir.

CMYK ise kanallarına ayrılmış bu renkleri, baskı ortamına taşımak için tekrar kanallara ayırma işini üstlenir. Bugün baskı ortamlarında standart olarak kabul gören prosess diye adlandırılan CMYK sistemi, çok büyük olmasa da ölçülebilen renklerin aktarımı sırasında kayıplara uğrar.
Ölçülebilen renkler RGB ile elde edildiğinde kayba uğrarlar. CMYK'ya dönüştürülünce ikinci bir kayba uğrarlar. RGB parlak ve floresan renkleri görür. CMYK ise bu renkleri göremez.
Buna yapılabilecek bir şey yoktur. Belki ileride teknolojik gelişme bu kayıpları kapatabilir. Bizim yapacağımız bu kayıpları bilmek ve resim düzeltme programları aracılığıyla kayıpları aza indirmektir.

RGB model
İçinde üç temel rengi barındıran RGB, her renk içinde de iki rengi barındırır. RGB modele ihtiyaç var mıdır? Eğer yapacağımız iş baskı ortamına taşınmayacak ise elbette vardır. İnternet veya yapacağımız iş sadece ekranda sunum ise RGB modeli kullanmanızda yarar var. Nedeni basit diskinizde hem az yer tutar hemde parlak renkleri içerdiği için görüntünüz daha iyi olur. Başka bir yol ise dökümanınız çok yüksek megabayt tutuyorsa RGB çalışmanız.
Yalnız burada dikkat edeceğiniz bir konu, işiniz bittikden sonra CMYK modele dönmeniz ve CMYK modele dönerken referanslardan çevirme işlemini nasıl yapacağınızı belirleminizdir. İlerki bölümlerde ele alınan refaranslar bölümünde anlatılanlara bakarak bu işlemi yaparsanız RGB'den CMYK'ya çevrim işlemini az kayıpla yapabilirsiniz.

Önceden taranmış bir görüntü üzerinde çalışırken bu o kadar sorun olmaz ama kendinizin yarattığı bir dosya ise sorun olabilir. Çevrimden önce ne kadar kayba uğradığınız hakkında bilgi edinmek isterseniz Gamut uyarısı komutunu kullanabilirsiniz. Şekilde görüldüğü gibi RGB'yi oluşturan renkleri sıralarsak; Kırmızı ile Sarı birleşerek RED kanalını, Mavi ile Sarı birleşerek GREEN kanalını, Kırmızı ile Mavi birleşerek BLUE kanalını oluştururlar. Genel olarak scannerler (resim tarayıcılar) bir görüntüyü bilgisayarlara bu kanalları kullanarak aktarırlar. Kısaca RGB model, ofset hazırlıkta renkli bir görüntüyü kanallarına ayırma görevi görür. CMYK model bu üç filtreyi kullanarak, içlerindeki zıt renklerin birbirlerini görmemesi ilkesinden yararlanıp temel renkleri elde eder.
Örnek vermek gerekirse bir resme; Red filtresi ile baktığımızda mavi rengi, Blue filtresi ile baktığımızda sarı rengi, Green filtresi ile baktığımızda kırmızı rengi görürüz Bu ayrışma baskı standartı olan CMYK modele alt yapı oluşturur. Ama ortada siyah yoktur. CMYK modelin tek başına bir kanal olarak siyah rengi içinde bulundurması gerekmektedir. Bu nedenle CMYK, RGB kanallarını dönüştürürken siyah kanalı diğer renklerden eksilterek oluşturur.

CYMK Model
Prosess diye adlandırdığımız CMYK'ya neden ihtiyacımız vardır?
RGB kanalları ile oluşturulan bir görüntüyü ofset makinalarında basamayız. Nedeni basittir. RGB her kanalında iki ayrı rengi barındırır. Baskıdaki temel boyalar ikili rengi içermezler. Üst üste gelen renklerin nasıl bir sonuç vereceği bilinemez. Ayrıca siyah renk de ortada yoktur. Çünkü RGB modelde siyah renk her kanalın eşit miktarda karışımdan elde edilir. Ekranda RGB ile oluşturduğumuz siyah rengi baskı ortamına taşıdığımızda koyu kahve veya daha farklı renk ile karşılaşırız. Bu tür karışıklığı ortadan kaldırmak için CMYK bir baskı standartı olarak gelişmiştir. CMYK doğada olmayan siyah rengi oluşturarak baskı yoluyla bir kağıt üzerinde görüntüyü oluşturur. Dolayısıyla Siyah ekleme bir renktir. Eğer siyah rengi C+M+Y'den elde etmeye kalkarsak koyu kahverengiyi oluşturur ve detay kaybettirir.

CMYK temel olarak kabul ettiği dört rengi şekilde görüldüğü gibi ayrıştırır. Buna göre CMYK'yı tanımlamak gerekirse: CMYK dört renk üzerine kurulu bir modeldir. Mavi-Kırmızı-Sarı ve Siyah renklerden oluşur. Baskı ortamında yarı transparan mürekkepler kullanarak görüntüyü kağıda aktarır.

HSL Renk kontrol ve düzeltme modelidir. Hue renk özünü, Saturate doyma noktasını yani matlık ve parlaklığını, Lightness ise açıklık ve koyuluğunu denetler. Bir resim üzerinde detay kaybetmeden renk değişiklikleri yapma olanağı verir.

GrayScale Sektörümüzde S/B fotoğraf olarak adlandırılır. Sadece siyah plakadan oluşur. CMYK'nın siyah plakası ile aynı değerleri taşımaz. Tüm renklerin birleşiminden tek plaka haline dönüştürülerek elde edilir.

Pantone Tek yüzey renk düzenidir. Genelde spot renk diye adlandırılır. Baskı ortamlarında ekstra renkler ile basılır. İçinde farklı renkleri barındırdığı için iki ayrı pantone rengi birleştiremeyiz. Birleştiği zaman ne tür sonuçlar alacağımızı önceden kestiremeyiz. Ancak tint (Tram) kullanarak kendi yüzey rengini değiştirebiliriz.

Photoshop 5.0 artık Spot renkleri kullanabilmekte. CMYK kanalı dışında kullanabileceğiniz spot kanallar yaratmada ve onları film baskısına taşıyabilmektedir. İleride göreceğimiz gibi, örneğin desen çalışmalarında parlak olarak basacağınız renkleri veya yaldız renkleri ayrı bir kanalda toplayabilirsiniz.

Duatone Dublex veya Sepya olarak bilinir. İki ya da daha fazla rengi içerebilir. Genelde temel renk olarak siyah ağırlıklı çalışılır. CMYK ve dışında kalan spot renklerde kullanılabilir. Ayrı ayrı plakalarla oluşturulan bir görüntü istenirse CMYK'ya çevrilerek prosess olarak basılabilir. Bu tür bir çalışma yapıldığında eğer sadece vermiş olduğunuz spot renklerin basılmasını (kendi renk adları ile) istiyorsanız dosyanızı mutlaka EPS formatında kaydetmelisiniz.

Örneğin dosyanızda kullandığınız renklerden biri Siyah diğeri ise Pantone 386, resminizi EPS formatında kaydedip herhangi bir sayfa düzenleme programına çağırdığınızda resmin renk adlarını çağırmış olduğunuz programın renk paletinde görebilirsiniz.
Resminizin içinde kullandığınız Pantone 386 rengi sayfa üzerinde herhangi (yazı veya çizim) bir objeye verebilirsiniz. Böylelikle resminizin içinde kullandığınız renk ile sayfanız içinde kullandığınız renk aynı palet içinde filme aktarılacaktır.

Ana Sayfaya Dön >