HOŞGELDİNİZ...

21 Şubat 2007 Çarşamba

Renk ve İletişim

Yazan: Hakan Sarıhan
Kaynaklar:
Color and Communication- Jean-Paul Favre, Andre November
Type & Color- Al ton Cook, Robert Fleury


Giriş
Kimlik. Görünürlük, iletişim. Bunlar rengin her şeyden daha hızlı ve da­ha iyi yapabildiği üç iş. Renklerin hayatımızda çok önemli bir yeri ol­duğu tartışmasız bir gerçek. Bu nedenle bir tasarımcının renkleri çok iyi tanıması, doğası, anlam, ifade ve değerlerini çok iyi bilmesi gerek. Işık içinde yer alan milyonlarca renk içinden beynimiz sadece dördünü görmeyi organize edebilmektedir. Diğer tüm renkler bu dört rengin, kırmızı, mavi, yeşil ve sarı'nın karışımlarıyla meydana gelmektedir. Çözümüzün optik yapışı ancak buna izin verir.

Renklerin insan davranışları üzerinde tahminlerimizden çok daha fazla etkisi olduğunun farkında olarak renkleri yerinde, amacına uygun, bi­linçli bir şekilde kullanabilmeliyiz.

Renk Nedir?
Renkler aslında ışığın çeşitli dalga boylarında kırılarak görünmesidir. Yüksek frekanslı (kısa dalga boylu) renkler daha enerjiktir. Kırmızı ışık düşük enerji taşır, mavi ise daha fazla. Renkleri birbirinden farklı kılan, dalga boyları ve titreşim sayılarıdır. Eğer baktığımız iki nesneden birine kırmızı, diğerine de beyaz diyorsak bu, ilkinin kırmızı hariç diğer bütün ışığı hapsettiği ve diğerinin de tüm ışığı (eşit dalga boylarındaki tüm renkleri) yansıtıyor anlamına gelmektedir. Bir şişe, yeşilin tonları-nmın belirgin niteliği olan bir dalga boyu gönderiyorsa bizim tarafımızdan yeşil olarak algılanır. Yani bundan bir maddenin renginin her zaman aynı olmayabileceği, ama zaman veya mekâna bağlı olarak yansıtabildiği ışığa göre renkler alabileceği anlamı çıkarılabilir.

Renk ve Psikoloji
Renk olgusu bilinçaltımızda ve bilinç düzeyimize taşınan duyguların biçimlenmesini harekete geçirici bir faktör olarak görülmektedir. Eğer pembe, bize kırmızıdan daha açık geliyorsa, bu sadece bizim duyumsamamızla ilintilidir. Eğer pembe, üzerimizde derinlik ve hoşluk etkisi yaratıyorsa bu psikolojik bir olgudur. Duyumsama özelliğiyle rengin algısında bilinçaltının iki alanı ortaya çıkar. "Kollektif Bilinçaltı" ve "Birey­sel Bilinçaltı".

Kollektif bilinçaltında aynı kültürü paylaşan insanların bir renk karşısında benzer tepkilerde ve davranışlarda bulunduklarım anlıyoruz. Kır­mızının aşkı, siyahın yası, morun melankolik duyguları hissettirmesi, kırmızı rengin sinirli, sarının aktivite ve ritüelleri anlatmasında kurulan "renklerin sembolizmi" de bu türden bir toplumsal bilinçaltının parçası­dır.

Bireysel bilinçaltı kollektif bilinçaltının aksine kişisel olarak renklere duyulan hisleri içerir. Bu kişinin bazı renklere ilgi göstermesi, bazılarına ise antipati duyması şeklinde kendini gösterir. Renklere karşı ortaya çıkan ortak ilgi ve antipati birlikteliği ruhtaki ve zihindeki coşkunun bağlardır. Kişiler arasındaki farkları anlık ve tarafsız gözlemler yardı­mıyla ortaya çıkarabilen bu özellik yardımıyla örneğin, turuncu rengi "ateş" veya "şafak" olarak algılayan bir kişiyi "dinamik", "güçlü" ve "can­lı" bir kişilik olarak tarif edebiliriz.

Renklerin Anlamı
Renkler sadece dekoratif değildir. Onlar aynı zamanda anlam da yük­lüdür. Onlar iletişim kurarlar, imaj yaratırlar. Zihinsel birleşimleri uya­rırlar, harekete geçirirler. Hisleri yaratırlar ve geçmişteki anıları tekrar çağrıştırırlar. Her renk ve tonları kendi içinde psikolojik bir etkiye sahiptir.

SİYAH
Gücü, tutkuyu ve gizemi temsil eder. Hırsın da bir ifadesidir. Soyluluk­la ve farklılıkla eşdeğerdir. Parlak ise şıklığa. Renkler kültürlere göre de­ğişik anlamlar ifade edebilmektedir. Örneğin bizde ve batı kültüründe siyah hüzün, ölüm ve matemi simgelerken, Japonya'da mutluluğun simgesidir. Fon olarak kullanıldığında karamsarlığı çağrıştırır. Sonu gelmez sessizlik, hatta geleceğe dair umutsuzluğu barındırır. Işığı yok eder, ölümü ve hareketsizliği çağırır. Konsantrasyonu en çok getiren renktir. Einstain'in konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan bir odada çalıştığı söylenir.

BEYAZ
İstikrarı, devamlılığı, temizliği ve masumiyeti simgeler. Beyaz, saflığı telkin eder. Gelinliğin ne anlama geldiğim bilmeyenimiz yoktur. Siya­hın tersine dışadönüktür. Çığırtkan ve doyumsuz bir etki de bırakabi­lir. Coşkunun taşması anlamda beyaz ruhumuzda derin sessizlikler ya­ratır. Beyaz mavi renkle arınmış ve tazelik yanında mutlak steril bir te­mizliği vurgular. Süt, yoğurt, peynir gibi gıda maddeleri, tıbbi madde­ler ve temizlik maddelerin ambalajları ürünü çağrıştırmanın yanında özellikle temizlik ve sterilazyona vurgu yapar. Işığı yansıtması nedeniy­le parlak, belki de kar ve buz rengi de olmasından dolayı soğuk bir etkisi vardır. Özellikle koyu renkler içindeki beyaz şekiller ışık taşması (komşu renklere sıçraması) nedeniyle olduğundan daha büyük görülür­ler.

GRİ
Özerk bir karakteri yoktur. Ne beyaz kadar imkân dolu, ne de siyah ka­dar hareketsiz. Kuşkulu, kararsız ve tarafsız bir ruh halinin rengi. Ener­ji yoksunluğu ve kararsızlığın işaretidir. Adeta yaşlılık ve yaklaşmakta olan ölümü davet eder. Soluk bir gri korku ve efkâr, koyu gri kir, hastalık ve umutsuzluğun ifadesidir. Diplomatik ve ağır bir renktir ama ciddiyeti yanında hareketsizliği ve yavaşlığı da temsil eder. Gri bütün renklerle kombine olabilir.

KIRMIZI
Gücü, yaşam sevincini, iktidarı, erkekliği ve dinamizmi ifade eder. Öf­kelenme noktasına gelene dek ağırbaşlığı telkin eder. İyi yüreklilik ve cazibe gibi, ciddiyet ve haysiyet izlenimi de yaratır. Sıcak bir renktir, hayatın coşku ve curcunası vardır kırmızıda. Ama serpilmiş bir sarının haylazlığı kadar değildir bu. Bakışları, ilgiyi üzerine çeker. Tüm tonla­rı kadar geniş bir psikolojik profile sahiptir. Denetimsiz kudrete, sıcak­lığa, etkileyici ve uyarıcı özelliklere sahip olmayı her istediğimizde baş-vuracağımız bir renktir kırmızı ve tonları. Açık tonları güç, atılganlık, enerji, neşe ve zaferi imgelerken, koyuya dönüştükçe daha kaygılı, de-rinve psişik bir hal alır. Işık arttıkça daha güler yüzlü ve gönlünce iş ya­pan bir kişiliğe bürünür. Lal'e yakın kırmızı sert mizaçlıdır. Gelenekçi, zengin, iktidarlı ve haysiyetlidir. Orta tonda bir kırmızı etkinliği, gücü, hareketi ve tutkuya dönüşen arzuları canlandırır. Bizi sersemletir, kendine çeker, tansiyonumuzu yükseltir ve kan akışım hızlandırır.

Kırmızı iştah açıcı bir renk olarak bilinir. O yüzden gıda sektöründeki birçok önemli markanın hepsinin logosunda kırmızı olduğu görülebilir. CocaCola, PizzaHut, Mc Donaid's, Burger King, Algida, Knorr, bizde Ülker, Eti, Tamek, Kent, Piyale, Sana gibi. Bu listeye daha binlerce marka eklenebilir.

PEMBE
Pembede romantik ve tatlı dinginliğin utangaçlığı vardır. Daha cansız olmakla beraber bu renk analığın, kadınlığın ve bağlılığın rengidir, İn­giltere'de Boots ve Marks and Spencer mağazalarında tüm tezgahtarla­rın pembe gömlek giymeleri bundan olsa gerek. Çekingenliğe ve tatlı­lığa vurgu yapar. Sakin bir renktir.

KAHVERENGİ
Şıklık ve gereklilik izlenimi yaratır. Renkler içinde en realist olandır. Ne yaygın, ne de kaba olmamasına rağmen sağlıklı yaşam ve gündelik işi temsil eder. Koyu tonlara yaklaştıkça siyahın özelliklerini üstlenir. Kansas Universitesi Sanat Müzesinde bir araştırma için halının altını elektronik bir sistemle donatmışlar, duvar rengini beyaz ve kahverengi olarak değişebilir yapmışlar. Arka fon beyaz kullanıldığında, insanlar müzede yavaş hareket etmiş, daha uzun kalıp, daha az alanda dolaşmış­lar. Arka fon kahverengiye dönüştürüldüğünde ise daha hızlı hareket edip, daha az alan dolaşmış ve müzeyi daha kısa sürede terk etmişler.
Renklerin insanlar üzerindeki yadsınamaz etkisini fark eden ve bilimsel çalışan batılı şirketler bunu bilinçli olarak iş yaşamlarında sıklıkla kul­lanmaktadır. Mc Donaid's, Burger King, Kentucky Fried Chicken ve buna benzer dünyadaki pek çok ünlü "Fast Food" restoranın sandalye­leri ve masaları kahverengi, duvar boyaları ise kahverengi-şampanya-pembe karışımıdır. Uzun süre oturulacak, keyifle yemek yenecek bir restaurantın bu renkleri kullanmaktan muhakkak ki kaçınması gerektiği aşikârdır.

Büronuzda kahverengi mobilyalar kullanılmamalıdır. Batılılar arasında kahverenginin toprak rengi olduğu, bu nedenle diğer insanlar arasında kaybolduğu söylenir. Profesyonel toplantılarda, özellikle de iş görüş-melerinde kahverengi takım elbise giyilmesi bu nedenle olumsuz olabi­lir. Kahverengi aynı zamanda teklifsiz, rahat bir renk olarak kabul edi­lir. Karşınızdakinin kendini resmiyetten uzak, daha rahat hissetmesin! ve açılmasını sağlar. Örneğin tüm ünlüleri rahatlıkla konuşturmasıyla tanınan ünlü televizyoncu Larry King'in kahverengi kravatlar ve ceket­ler kullandığı bilinmektedir. Bunun gibi pek çok gazetecinin kahveren­gi kıyafetler kullandıklarında yaptıkları röportajdan daha verimli so­nuçlar aldıkları kendi ifadelerinden bilinmektedir.

TURUNCU
En dikkat çekici renktir. Kırmızıdan daha fazla ışıma ve yayılma ile do­ludur. Kalple kurulan bağlantının rengidir. Güler yüzlü, sıcak ve candandır. Turuncu renk insanın içini gönüllü bir duygusallık ve cömertlik hissi ile kaplar. Büyük bir enerjiyi ifade eder. Eğer bir ürün ya da markada kullanılmış ise "bu ürün herkes için" imajım verir, insanlar turun­cu rengin kapısından rahatça içeri girebilecekleri hissindedirler. Turun­cu, bulunduğu grubu sayıca çok, fazla ve büyük gösterir. 74 Dünya Kupası'nda Hollanda Milli Takım Hocası Ernst Happel turuncu formalı oyuncularının sahada rakip takımdan daha fazla göründüğünü söylemişti.

YEŞİL
Var olan renklerin en sakinidir. Hiçbir tarata yönelmez, ne tutkunun, ne hüznün ne de sevincin herhangi bir yönünün sahiplenmez. Renkler âleminde yeşil renk burjuvazinin karşılığıdır. Hareketsiz bir çevre, doy­gun, gücünün farkında, parası cebinde... Eğer etrafımızda birşey yeşeriyorsa bu yeni bir hayatın habercisidir. Yeşile biraz eklenen sarı ona aktif bir kudret ve aydınlatılmış bir görünüm kazandırır. Mavi hâkim olursa yeşil ciddileşir ve düşünceli bir hal alır. Açık ya da koyu yeşil her zaman sakin ve duyarsız karakterini korur. Koyu yeşil sakinliği sahiplenirken, açık yeşil duyarsızlığa yönelir. Yeşil güven verir. O yüz­den bankaların logolarında en çok tercih ettikleri iki renkten biridir ye­şil. Garanti Bankası, Şekerbank, İsviçre Halk Bankası vs. Yatak odaları için de rahatlatıcı bir renktir. Yaratıcılığı körükler. Bazı büyük otellerin mutfaklarının duvar renginin, aşçıların yaratıcılığım artırmak için yeşile boyadıkların okumuştum. Hastaneler de logo ve iç dizaynlarında ye­şili tercih ederler. Çünkü rahatlatıcı ve sakinleştirici bir etkisi vardır. Doğayı en çok çağrıştıran renktir. Bir araştırmada yeşil alanlarda insan­ların daha az mide ağrısı çektikleri tespit edilmiş. Mentol renginin ye­şil olarak tercih edilmesi tesadüf değildir. Çiklet paketlerinde ve sebze satılan mekânlarda yeşil tercih edilen bir renktir.

MAVİ
Derin, feminen, dingin bir havaya sahiptir. Yetişkin insanların tercihi­dir. Olgunluğu simgelemekle beraber çocukluk anılarım da çağrıştırır. Mavi içedönük bir renk değildir ama kırmızı gibi dışavurumcu da değil­dir. Sezilmeyi tercih eder. Sakin, kuşkusuz ve kendinden memnundur. Dingin ama yeşil gibi değil. Mavinin derinliği törensel bir huşuyu, ras­yonalizmin kaybolduğu sonsuzluğa uzanan bir olguyu ifade eder. Ma­vi soluklaştıkça insan sonsuza yaklaşmıştır, açık olduğunda daha az şa­şırtıcı, daha bilinen ve boştur. Düşlerde hapsolmak gibidir. Freud da maviyi sakin olarak niteler. Faber Birren ise tansiyonu düşürdüğünü söyler. Arap kültüründe ise mavi taşların kanın akışım yavaşlattığına inanılır. Nazar boncuğu o yüzden mavi taşlıdır. Batı ülkelerinde intiharı azaltmak için köprü korkuluklarım maviye boyarlar. ABD'de bir ilko­kulun duvarlarım beyaz ve portakal renginden maviye çevirmeleri so­nucu, çocukların okulda eskisine göre daha sakin oldukları saptanmış. Mavi ve özellikle lacivert kozmik bir renk olarak kabul edilir. Sonsuz­luğu, otoriteyi ve verimliliği çağrıştırır. Eskiden kralların, şimdi de dev­let başkanlarının toplantılarda lacivert takım elbise giymeleri bundan­dır. Uluslararası dev firmaların logolarında lacivert kullanmaları büyük­lük ve güveni hissettirmek amacıyladır. Bili Clinton danışmanları tarafından jüri önünde ve halkına seslenirken mavi kravat takması yönünde uyarılmıştı.

Bankaların logolarında ve imaj oluşturma çalışmalarında en çok kullan­dıkları iki renk mavi ve yeşildir. Maviyle büyüklüklerini, yeşille güve­nirliklerim vurgularlar. Yeşil ve mavi sağlamlığın habercisidir. Mavi, yeme güdüsünü azaltan bir renk. O yüzden fastfood zincirleri içeride mavi renkli hiç bir eşya bulundurmazlar. Mavinin en önemli özelliklerinden birisi de çok uzaklardan fark edilebilmesidir. Kırmızı daha dikkat çekici bir renk olmasına rağmen, uzaktan daha zor ayırt edilmektedir. Bu nedenle batı ülkelerinde gökdelen, televizyon kuleleri gibi yüksek noktalara konan uyarı ışıkları maviyle değiştirilmişken bizde her ne­dense hala kırmızı kullanılmaktadır.
Aynı yaklaşım polis otolarının üzerlerindeki ışıklar içinde söz konusu­dur. Mavi ve kırmızı birlikte hem daha uzaktan fark edilebilmekte hem de daha çok dikkat çekmektedir.

TURKUAZ
Türklerin çinilerde kullanarak renk âlemine kattıkları bir renktir, için­de büyük bir güç ve sessiz bir ihtişam barındırır. Adeta ateşin dışavuru­mudur, ama bir "iç ateş"tir ve soğuktur.

SARI
Renklerin en ışıklısı, en gürültücüsü ve en göze çarpanıdır. Genç, tedir­gin edici dozda yaşam dolu, dışa vurulmuş bir coşku seli. Bu anlamda en çok maviyle zıtlık oluşturur. Yeşile yaklaştığında hastalıklı bir hal alır. Kırmızı eklendiğinde göze hoş gelir, gönülleri ısıtır. Altın rengi haşatın bereketini çağrıştırır, memnuniyetini verir. Işığı arttıkça beyaz gibi konturları genişletir ve biçimleri büyük gösterir. Dikkat çekiciliği yanında geçiciliğin rengidir de. O yüzden dünyadaki pek çok ülkede taksiler sarıdır. Dikkati çeksin ve geçici olduğu bilinsin diye. Oto kira­lama şirketlerinin çoğunda kullanılan renk sarıdır. Hertz, Budget gibi. "Ürün geçici, lütfen geri getirin" demek istiyorlar. Yine bu yüzdendir ki bankalar logolarında sarıyı kullanmazlar (VakıfBank geçici olduğunu düşünüyor herhalde). Paranın geçici değil, kalıcı olması istenir. Sarı, bebek gözünün gördüğü ilk renk olması nedeniyle en dikkat çeken renk olagelir. O nedenle karayolları çizgileri, tabelaları ve birçok alanda kul­lanılan uyarı işaretlerinin rengi sarıdır.

MOR
Başka hiçbir renk mor kadar gizem dolu olamaz. Üzgün, melankolik ve onurludur. Siyah, yokluğa karşılık geliyorsa, mor da kıskançça sakladı­ğı sırlara. Işıklanınca leylak olur. Böylece gizemden sihirliye, ciddiyet­ten kırılganlığa dönüşür. Leylak kendini ifade etmekte mor kadar ce­sur değildir. Mor bizi özlediğimiz çocukluğun rüyalarına ve fantastik dünyasına götürür. Nekrotik duyguların rengidir. Bu duyguları açığı çı­kardığı, insanları bilinçaltında korkuttuğu da tespit edilmiş bir renktir.

BRONZ
Genelde negatif bir etkisi vardır. Tepki almak istendiğinde işe yarar, iç­ki reklâmlarında belki biraz da içkinin rengine benzeşmesinden de sık­ça kullanılır. Altını ve parayı çağrıştırmasından zenginlik, güç ve ihtişa­mı, metalik renginden dolayı sağlamlığı çağrıştırır. Bu etkisinden dola­yı birçok bankanın logosunda kullanılmıştır.



Renkli alanların birbirine oranı ve rengin yeri tasarımda ifadeyi oluşturur. Soldan sağa:
• Baskın kırmızı ile sıcak bir izlenim.
• Kırmızı alana rağmen taze, diri tasarım.
• Temizlik ve hijyen izlenimi. Tasarım 180° döndürülürse mavi alan ağır bir görünüm yaratır.
• Çekici ve boş tipografiyle, diri ve güler yüzlü bir kişilik. Tasarım 180° döndürülürse kırmızı renkli alan dengeyi bozacak ağırlıkta bir fazlalık izlenimi yaratacaktır.

Pastel renklerin karakteristiği yumuşama ve zayıflaştırılmışlıktır. Yalnız ve sessizce bakıp keyiflendiğimiz şeylerin candan ve şefkatli yanını vur­gularlar.

Pratikte, iki ya da daha fazla renkten meydana gelen bir kompozisyon kullanılması çok alıştığımız bir durumdur. Bu durumda bakan kişi her rengi tek basma olduğu gibi değil, bir bütün olarak kavrar. Bu bütünün etkisi her rengin sahip olduğu profilin sentezine eşdeğerdir. Örneğin, kırmızı (aktif, hayat dolu, uyarıcı) + sarı (neşeli, güler yüzlü, hareketli)= dinamik, açık yürekli. Bir kompozisyonda farklı renklerden oluşan yü­zeylerin bazılarım daha büyük kullanmak bu renklere vurgu yapmak demektir. Az önceki örnekte olduğu gibi renklerin karakteristiklerini ifade etme arzusu, renklerin ruh dünyamızda yarattıkları titreşimleri cümlelere dökme çabasından başka bir şey değildir aslında. Ama ortaya çıkardıkları duygu dalgaları ve bize hissettirdikleri öylesine hassas ve güzeldir ki çoğu zaman kelimeler bunu tarif etmeye yetersiz kalır.


Renklerin diğer etkileri

FORM
Rengin kendisi gibi sahip olduğu "biçim"den bahsetmemek konunun açılımında bir eksik nokta olarak kalacaktır. Aynı renk, yumuşak hatlı ve sert köşeli bir biçim üzerinde aynı etkiyi yaratmaz. Yumuşak renk­ler keskin hatlı formların sertliğini azaltıp, yok edebilir. Renkler gibi biçimlerin de ifade ettikleri kavramlar vardır. Böylece ba­zı renkleri bazı biçimlerle tarif edilebiliriz. Buna göre,
• Dört bir yana saçılan sarının dışmerkezli hareketi en iyi üçgene yakı­şır.
• Biliyoruz ki mavi rengin tek merkezden kendisine bakan kişiden sak­lanma eğilimi vardır. Bu ifade bize daireyi çizdirmektedir.
• Kırmızı da hareket halindedir ama ne dış merkezli ne de tek merkez­lidir. Bu ışınım yapmayan bir harekettir tıpkı kare gibi.
• Yeşil, mavi ile sarı arasındaki geçişin ortasındadır. Öyle ise hem sarı­nın hem de mavinin özelliklerini taşır. Kenarları yuvarlatılmış, keskin­liği azaltılmış bir üçgen.
• Turuncu en iyi yamukla özdeşir. Kırmızının dinamik, hareketli biçi­mi.
• Mor ise elipse yakın bir renk. Hareketlenmiş bir daire ama hala sakin, hem de gizemli.
Bir uyarıdan iki ayrı duygu algılamasına "Sinestesyas" diyoruz. Başka bir deyişle renklerin algısı başka duyuları da harekete geçirir. Örneğin ren­gin "sert"liği yananda tat, sıcaklık, koku ve ağılık gibi başka türlü duy­gularla da bağdaştırırız. Bu, pazarlama iletişiminde çok geçerli ve önemli bir olgudur.

Bir rengin formu onun karakteristiğini dile getirir. Alttaki sıradaki üç renk (yeşil, turuncu ve mor) üstteki üç renkten dönüşmüştür.
Biçimler üredikleri renklerle ve biçimlerle bir şekil-anlam ilişkisini temsil etmektedirler.




Renklerin diğer etkileri

ISI
Renk ile ısı arasında da bir bağıntı vardı. Kim kırmızının yeşilden daha sıcak, gök mavisinin lacivertten daha soğuk olduğunu inkâr edebilir? Mavi ve griye boyanmış büro deneyini verelim. Sabit bir ısıda, çalışan­lar serinlikten şikâyetçi olurlar. Şikâyetler, odanın turuncu ve lacivert renklerle boyanması neticesi, ısı aynı olduğu halde, kesilir. Genelde içinde turuncu bulunduran renkler sıcaklık hissi yaratırken, mavi ya da yeşil katkılı renkler soğurlar. Renk içindeki beyazın oranı da rengi so­ğutur. Açık renkler soğuk, koyu renkler sıcak hissi yaratırlar.





Renkerin ısı etkisi bakımından kutubiyet özellikleri ve karşıtlık durumları:
Siyah Ok: Çark içindeki zıt iki kutbu belirtir.
Gri Oklar: Değişken ana renklerin zıt kutuplarım ibaretler.
Kesik Gri Oklar: Zıtlığın en az olduğu renkleri gösterir.
Çark içindeki Beyaz Oklar: Isının yükselme yönünü gösterir.



AĞIRLIK
İnsanoğlu renkleri ağırlıkla da bağdaştırır. Genellikle beyaz ve sarı en hafif renklerdir. Koyu mor ve siyah ise en ağır olanlar. Turuncuyla ye­şil, gri ile yeşil, mavi ile yeşil arasındaki ağırlığa karar vermek genellik­le daha zordur.

TAD
Tat konusunda aşağıda büyük sayıda katılımlarla gerçekleştirilmiş araş­tırmaların sonuçları, geniş kitlelerin renklerin "tatlar"la çok özel bir bağlantısı olduğunu kabul ettiği ortaya koyuyor:
Asitli : Sarımsı yeşilden, yeşilimsi sarıya
Tatlı : Turuncu-sarı'dan kırmızıya
Yavan tatlı : Pembe
Ekşi Acı : Deniz mavişi, kahverengi, zeytin yeşili, mor
Tuzlu : Gri ve açık yeşili veya açık mavişi

"Koku alma" duyuşu ile renklerin bağlantısı ise şöyle:
Biberli, baharatlı : Turuncu
Hafif baharatlı : Yeşil
Parfümlü : Mor, açık leylak veya kokunun cinsine göre (Örneğin: Çam kokusu- Yeşil)

Genel olarak bakarsak:
Parfümlü kokular ; Açık, saf ve tatlımsı renkler
İtici, kötü kokular : Koyu, bulanık ve temelde sıcak renkler

Ürünün görünümü ile rengi arasındaki bağ daha endirektir.
Katılar ve köşeli şekilliler : Koyu kahve, ultramarin, temelde soluk renkler
Sıvı içerenler : Soğuk yeşil, yeşil-mavi
Buharlaşan sıvılar : Pembe
Tozlu, pudralı : Kahverengi tonlardan koyu sarı veya sarıya doğru

Genel olarak soğuk renkler "acı", sıcak renkler "tatlı" olarak nitelenebi­lir.


Soldan sağa:

Asitli -Tatlı - Acı

- Tuzlu - Tatlımsı




Renklerin kullanıldıkları yere göre anlamlar ifade ettiklerini belirtmiştik. Yukarıdaki sekiz adet ambalajın çağrıştırdığı ürün grupları şöyledir:

Toz Deterjan - Kako Tozu - Evye vb.Temizlik Ürünleri - Diş Macunu

















Fare Zehiri - Kozmetik Ürünler - Enerji İçecekleri - Doğal Besinler/Sebzeler